Kuru ciltler için doğal çözümler

Güzellik

Mevsim değişikliklerinde en sık duyduğumuz şikâyetlerden biri de cilt kuruluğudur. Cildimiz bu değişen hava koşullarına ayak uydururken yıpranabilir. Ne yazık ki bu sorun genellikle üstünde durulmadan geçiştirilen bir konu olarak karşımıza çıkar. Oysaki nem kaybı, cildin esnekliğini kaybetmesine neden olur, önlem alınmadığı takdirde çatlama ve egzama gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu haftaki yazımda sizlere cilt kuruluğunu engellemek için neler yapabileceğinizi anlatacağım.

Günde 6-8 bardak su için

Kış etkilerini yoğun yaşadığımız şu dönemde havaların soğuması, rüzgârın etkisi ve sıcak duş gibi nedenlere bağlı olarak cilt kuruluğu sorunuyla daha sık karşılaşıyoruz. Çoğu zaman bir problem olarak görülmeyen bu durum yıpranmaya bağlı olarak çeşitli cilt sorunlarına yol açar. Çatlak, egzama gibi rahatsızlıklara kadar uzanan bir dizi probleme neden olan kuruluğu gidermek için cildin esnekliğini korumak gerekir.

Cildin esnek kalabilmesi için neme ihtiyacı vardır. Bunun için en doğal katkı sudur. Günde 6-8 bardak içtiğiniz su bunu sağlayacaktır. Örneğin çalışırken masanızda büyük bir şişe su bulundurun ve düzenli olarak tüketmeye özen gösterin. Suyun içine elma, tarçın, nane yaprağı, zencefil, çilek, üzüm gibi meyveler eklenerek lezzeti artırabilirsiniz. Karpuz, kabak ve salatalık gibi bazı meyve ve sebzelerin de sıvı alımına katkıda bulunduğunu unutmayın.

Doğal nemlendirici: Zeytinyağı

Pandemi sebebiyle hijyen için sık sık kullandığımız dezenfektan ve kolonya ellerimizin kurumasına sebep oluyor. Bu yüzden mümkün olduğunca içeriğinde zeytinyağı bulunan el kremlerini kullanmaya gayret etmeliyiz. Evde sadece iki malzemeyle yaptığımız basit bir kremle bunun önüne geçmek mümkün. Kuruyan ve çatlayan eller için 1 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1 yemek kaşığı şeker ile hasar gören ellere hızlı ve kolay bir çözüm sağlanabilir. Avucunuza şekeri alarak yavaş yavaş elinize zeytinyağını damlatmaya başlayın. Daha sonra aynı işlemi diğer el için de yapın. Karışımı ellerinize güzelce yaydıktan sonra iki elinizi de birleştirerek 1 dakika boyunca ovalamaya devam edin. Aynı şekilde her yıkamadan sonra aynı işlemi gerçekleştirmek ellerde oluşan kuruluğun önüne geçecektir.

Yaz-kış güneş koruyucu kullanın

Güneş kremleri yalnızca yaz aylarında değil kış aylarında da mutlaka kullanılmalıdır. Her ne kadar yaz ayına kıyasla yakıcı bir güneş olmasa da özellikle karın yağmasıyla güneş ışınları yüze kardan da yansır. Bu durum cilt kuruluğunun arttırmasına neden olur. Bu sebeple kış aylarından da mutlaka güneşten koruyucu ürünler kullanmak gerekir.

Zayıflayan cilde karşı maden suyu

Kuruyan yüz için maden suyu kullanmak da önemli bir adım olacaktır. Musluk suyunun içeriğinde bulunan demir, bakır, magnezyum, çinko ve kurşun gibi ağır metaller serbest radikallerle etkileşime girerek cildin kolajen dokusunu zayıflatır. Düzenli olarak yüzünüzü maden suyuyla yıkamak cildi daha canlı bir hale getirecektir. Bunun için maden suyunu bir pamuğa döküp yüzünüze sürmek yeterli olacaktır.

Doğal içerik: Gül suyu

Cildinizi gül suyu ile temizlemek en iyi nemlendirme yöntemlerinden biridir. Gül suyu antioksidan ve antibakteriyel özelliğe sahiptir. Yüzünüzü ve ellerinizi her sabah gül suyu ile nemlendirirseniz yorulan cildiniz temizlenir, ferahlar ve nemlenir.

Yukarıda bahsettiğim yöntemler evde yapabileceğiniz basit uygulamalardır. Şikâyetlerinizin azalmaması veya bitmemesi durumunda diğer en etkili çözüm Nem Aşısı uygulamasıdır. Cildimize su desteği sağlayacak saf hyaluronik asit içerikli Nem Aşıları, hızlı ve mükemmel bir çözümdür. En yeni teknolojilerden birisi olan uygulama, cilde en büyük desteği vererek hem cildin ihtiyacı olan nemi ve esnekliği geri kazandırır hem de ışıl ışıl pürüzsüz bir efekte sahip olmayı sağlar. Nem Aşısı uygulamasıyla, cilt kaybettiği su ihtiyacını yeniden karşılar, böylece oluşabilecek kuruluk ve ince kırışıklıkların önüne geçilir. Sonuç olarak yeniden, esnek ve parlak bir cilde kavuşmak mümkün hale gelir.

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.